|
Protection Sports

Protection sports, köpekli koruma sporlarına verilen genel
isimdir. Köpekli sporların en eskilerini oluştururlar. Bu spor;
Schutzhund, Ring Sports (French Ring, Mondeo Ring vb.) gibi dünya
çapında popüler olan köpekli sporları içinde barındırır.
Schutzhund Tarihçesi
Schutzhund, çok uzun zamandır Kuzey Amerika ve Avrupalı köpek
sahiplerini köpekleriyle beraber spor yapabilme düşüncesi nedeniyle
kendine çekmiş, modern Köpekli Sporlar (Cynological Sports)
branşlarının en eskilerinden birisidir. Spor, yüzyılın başında iş
köpeklerini test etmek amacıyla başlamıştır. Temel amacı, polis
köpeklerinin, sınır devriyelerinin, gümrük ve askeri amaçlarla
faydalanılacak köpeklerin, hangilerinin üretim programlarında
kullanılacağının belirlenebilmesi için onların gerçek çalışma
becerilerini, belli prosedürler çerçevesinde anlayabilmek ve
görebilmek idi. Zamanla iş köpeklerine olan talebin hızla artması,
daha karmaşık testleri ve sıkı eğitim tekniklerini gerekli kılmaya
başlamıştır.
Schutzhund binlerce köpek sahibinin severek katıldığı bir aktivite
olmasını, açık alanda, fiziki ve mental güce dayalı olmasıyla
beraber sunduğu derin rekabete borçludur. Birçok köpek sahibi
Schutzhund yarışmalarına kendi köpeklerinin eğitiminin yeterliliğini
profesyonel köpekler yanında test edilebildiğini görmek amacıyla
katılmaktadırlar.
Schutzhund, köpeğin eğitim ve davranışlarının 3 farklı alanda teste
tabi tutulmasının toplamından oluşur. İlki "tracking"(iz takibi)
denen bölümdür. Köpeğin karmaşık bir alanda, değişik yönlerde ve
her hava koşulunda ayak izlerini takip edebilme ve saklanan yada
düşürülen objeleri bulabilme yeteneğini ölçer. İkincisi, "obedience"
(itaat) olarak adlandırılan ve genellikle "obedience"
yarışmalarına katılanlar tarafından da tanınan bir bölümdür. Ancak
Schutzhund bu bölümde yine kendine özgü kuralları ile daha geniş
alanda, her türlü hava ve arazi şartı da dahil olmak üzere, hatta
zaman zaman gürültü (eskiden silah sesi kullanılırdı) altında "obedience"
testlerini uygular. Obedience bölümünde "heel" (topuk),"stay"
(bekle)ve "down"(yat) gibi standart komutların yanı sıra, atılan
objeleri engelli parkurda geri getirme, "send away" (ileri gönderme)
gibi komutlar da testin bir parçasıdır. Üçüncü ve son bölüm olan
"protection" (koruma) genellikle toplum tarafından en fazla
yanlış anlaşılmalara neden olan bölümdür. Protection rutinini
seyrederken köpeğin handler ile olan ilişkisine dikkat edilmesi
gerekir. Burada temel olan, köpeğin ısırma ve bırakma hamlelerini
komut altında yapıyor olmasıdır. Köpek sahibi yada kendisi saldırıya
uğramadığı sürece kötü adam rolündeki kişiye kesinlikle agresyon
göstermez. Saldırıya uğradığında da hiç çekinmeden ısırır ve
sahibinin bırak komutuyla beraber ısırma hamlesini kötü adamı
denetim altında tutma şekline çevirir. Çoğu zaman bu rutin polis
köpeği yada kişisel koruma eğitimi ile karıştırılmaktadır.
1897 yılında Prusyalı bir Polis müfettişi olan Franz Laufer,
görevli polis memurlarının gece devriyeleri sırasında uğradığı
saldırılar nedeniyle ciddi problemler yaşıyordu. Gece devriyesi
yapan polisler yalnız çalışıyordu. Sürekli artmaya başlayan
saldırılar kalabalık suçlu grupları tarafından
gerçekleştirildiğinden polislerin kendilerini koruma imkanları çok
sınırlı kalıyor hatta çoğu olayda hayatlarını kaybediyorlardı.
Devriye görevlilerinin daha fazla desteğe ihtiyacı olduğu halde,
yetkililer kısıtlı bütçeler nedeniyle ek görevli vermedikleri gibi
olan kadrolarda da kısıntılara gitmeye çalışıyorlardı.
Franz Laufer, köpek sahipliği veya eğitimiyle ilgili en ufak bir
tecrübesi olmadığı halde, yaşadığı bu sıkıntılı duruma köpekler
sayesinde bir çözüm bulunabileceğini düşünmeye başladı. Devriye
gezen polis memurlarının yanına güçlü ve korku salabilecek
büyüklükte refakatçi köpekler verilebilirdi. Düşünce basitti ama
aynı zamanda da devrimsel olacak kadar radikal bir temele sahipti.
Fikir fazla benimsenmemişti. Durum, müfettiş Laufer için, hem devlet
yetkililerinin toplum hassasiyetinden çekindiklerini ileri
sürmeleri, hem de polis memurlarının belirsiz ve hırçın bir köpeğin
refakati yerine, sadece yanlarına daha fazla memur verilmesini
istemeleriyle, daha da zor bir hal almıştı.
1900 yılında, polis memurlarına yapılan saldırılar, yetkililerin
daha fazla göz ardı edemeyecekleri boyutlara ulaştığında konu tekrar
gündeme geldi. Müfettiş Laufer sonunda aradığı fırsatı bulmuştu.
Polis merkezi Franz Laufer'a 500 Mark para vererek, 3 köpek almasını
ve bunları eğiterek gece devriyelerinin yanına refakatçi olarak
vermesini istedi. Laufer'ın üstlendiği hiç de kolay bir görev
değildi. Hiç tecrübesinin olmadığı ve daha önce kimse tarafından
denenmemiş bir konuda, ortaya attığı fikrin gerçek hayatta çalışır
olduğunu göstermek durumundaydı.
Laufer, köpek davranışlarını anlayabilmek amacıyla tarih ve üretim
üzerine kitaplarla çalışmaya başladı. Eğitim üzerine hiç kitap yoktu
ve Almanya'nın hiçbir yerinde hiçbir polis programında köpekler
kullanılmıyordu. Laufer sonunda kendi departmanında köpeklerle
tecrübesi olan bir çavuş buldu. Çavuş Lange, Laufer'ın köpek
eğitim programında kendisine yardımcı olacaktı. Lange, bu işte
kullanılabilecek en uygun ırkın o günlerdeki adıyla "Alsatian"
yani German Shepherd Dog (Alman Çoban Köpeği) olduğunu
söylemesine rağmen, müfettiş Laufer buna katılmıyor, Great Dane
ırkı bir köpeğin suçlulara karşı daha caydırıcı bir görüntüsünün
olacağını düşünüyordu. Ancak, Müfettiş Laufer tercihini yaparken tek
nedenin bu olmayabileceği, bununla beraber o dönemde, Sir Arthur
Conan-Doyle'nin Sherlock Holmes hikayelerinden "The Hound of
the Baskervilles" romanında, Great Dane ırkı köpeklerden
sıkça bahsediyor olması ve bu dönemde romanın Avrupa'da popüler
kitaplar arasında en fazla okunan kitap olmasının da etkili olduğu
düşünülebilir.
1901 yılının Ekim ayında müfettiş Laufer ilk polis köpeğini
göreve çıkarttı. Bu köpek Caesar adındaki bir Great
Dane idi. Laufer köpeğin rolünün her zaman devriyeleri korumadan
daha fazla olacağını düşünmekle beraber, bu ilk köpekler sadece
koruma amaçlı olarak kullanılmaktaydı. Görev sırasında ağızlık
takılmış ve kayışla dolaştırılıyorlardı. Çavuş Lange, köpeklerin
eğitimine sadece koruma değil, iz sürme ve diğer görevleri de yerine
getirebilecek şekilde devam ediyordu. Bu genişletilmiş eğitim
programı ileride, müfettiş Laufer'in başlattığı polis köpekleri
programını kurtaracak ve polis köpekleri çalışmasına çok daha geniş
roller verilmesinin başlangıcını oluşturacaktı.
Bir hırsızlık olayında, suçlunun, köpek tarafından 2-3 kilometre
izinin sürülerek, saklandığı evde yakalanması ve buna benzer
özellikle toplum önünde gerçekleşen birkaç başarılı iz takibi ve
yakalama olayı sonucunda, Müfettiş Laufer'in "Köpek Ünitesi"
halkın gözünde ilgi odağı olmaya ve dikkat çekmeye başlamıştı.
1902 yılında müfettiş Laufer, Caesar ile çoğunlukla
polislerin katıldığı bir gösteri düzenledi. Caesar'ın eğitim
seviyesi veya gösteride neler yaptığı hususunda fazla bir bilgi
olmamakla birlikte, seyircilerin bu gösteriden fazlasıyla
etkilendiği bilinmektedir. Laufer, bu gösteriye katılanlardan
edindiği izlenimlerle aynı yıl polis köpeklerinin çalışmalarını ve
eğitimini tanıtan bir organizasyonun başlangıcını yaptı. 1902
yılında kurulan "The Police Dog Club" (PHV) "Polizei Hunde
Verein" oluşumu, 1912 yılında "National Alliance for Police
and Protection Dogs" (RVPH) Reichsverband für Polizei und
Schutzhunde'nin kuruluşu, 1947 yılından itibaren de "German
Association of Working Dog Clubs" (DVG) "Deutscher Verband
der Gebrauchshundsportvereine" olarak günümüze kadar geldi.
PHV'nin kurucu üyelerinden Captain Max von Stephanitz,
PHV'nin kuruluşundan 3 yıl önce de 1899 yılında "German Shepherd
Dog Club of Germany" (SV)'nin kuruluşunu yapanlardan birisiydi.
Ancak SV ile PHV'nin 1902 yılında yolları kesişmiş olsa dahi,
Captain M.von Stephanitz temel olarak iş köpeklerini geliştirme,
Laufer ise polis köpekleri yetiştirme ve onlarla ilgili pratik
çözümler aramak hususunda çalışmak istediklerinden, günümüze gelen
süreçte, modern SV ve DVG'nin oluşumuna giden yolda hep farklı
metotlar ve konseptler kullanarak hedeflerine ulaşmaya
çalışmışlardır.
Aynı dönemde, Belçika'nın Ghent şehrinde Laufer'dan tamamen
habersiz ve bağımsız bir başka Polis Müdürü Ernest van Wesemael
devriyelerinin yanına refakatçi köpekler vermek için çalışıyordu.
Onun da Ghent Konseyinin kısıntıya uğrattığı polis memuru
bütçesinden dolayı böyle bir çözüme ihtiyacı olmuştu. Memur artışına
izin vermeyen Ghent Konseyinden, köpekli devriyeler için izin
çıkaran van Wesemael 1899 yılında köpeklerle beraber çalışan ilk
devriye birliğini kullanmaya başladı. Van Wesemael aslında dünyadaki
ilk resmi "köpekli devriye birliği" olan "Ghent
Hondenbrigade" (Dog Corps) birliğini kurmuştu. Van Wesemael
kullandığı Malinois Flemish Shepherd Dog (Belgian Shepherd)
köpeklerinin eğitilebilir ve etkili olduğunu söylüyordu. Böylece
Malinois resmi polis görevinde kullanılan ilk köpek ırkı olmuştur.
Sonraki yıllarda van Wesemael, "Le Chien Policier a Gand"
isimli, köpekler üzerine 34 sayfalık Fransızca bir kitap yazmıştır.
Müfettiş Laufer ile van Wesemael her ne kadar birbirlerinden
habersiz olarak, ortak bir sorunda ortak bir çözüme ulaşmış olsalar
da, ikisinin köpekleri kullanmadaki uygulamaları oldukça farklıydı.
Laufer, köpeklerin sokakta birisini ısırması veya yaralamasından
çekinirken ve bu yönde tedbirler almaya çalışırken, van Wesemael
köpeklerini özellikle ısırması yönünde eğitmeye çalışıyordu. Çünkü o
dönemde Ghent zengin bir şehirdi ve soyguncular hep başka
şehirlerden geliyordu. Şehir halkının da yabancılara fazla
müsamahası yoktu.
Bu iki polis programının 1903 yılına kadar birbirleriyle herhangi
bir bilgi alışverişi içinde olduklarına dair hiçbir belge yoktur.
Yine aynı tarihlerde İngiltere'de sürdürülen köpekli polis birimleri
çalışmaları, farklı ırklar kullanılarak Almanya ve Belçika'daki
gelişmelerden bağımsız ve habersiz başlamış ve devam etmekteydi.
Polis köpeği eğitimi üzerine başlayan hareket yavaş, fakat kesin bir
amaca yönelikti. 1904 yılında PHV ilk polis köpeği sınavının
kurallarını yayınladı. 1905 yılında toplam üye sayısı sadece 270 di.
Sonraki 7 yılda büyük ilerlemeler kaydedilmiş, 1912 yılında P.H.V.
üye sayısı 6.000'e ve kulüp sayısı da 64'e yükselmişti. P.H.V.'nin
bu kadar büyümesi ve koruma görevleri için köpek eğitmek isteyen
sivillerin artışı, bu polis kökenli ve daha çok polise yönelik
hizmetlerde bulunan kuruluşun talepleri karşılayamaz hale gelmesine
neden olmuştu. İş köpeği eğitimi taleplerini karşılamak isteyen
sivil kişiler 1912 yılında RVPH'yi kurdular. RVPH daha çok ırk
kulüpleri ile beraber ve bireysel çalışmalarla iş köpeklerinin
eğitimlerine eğiliyordu. Kayıtlar her iki kurumunda benzer
başarılara ve sonuçlara ulaştığını belgelemektedir.
Savaşın başlaması bu köpek hareketinin gerilemesine neden olmuştur.
Savaşla beraber PHV üyelikleri yarı yarıya azalmıştır. Ancak M.v.Stephanitz'in
ve SV'nin kayıtlarına göre bu dönemde askeri amaçla köpek eğitimi
önem kazanmış, bu eğilim, 1920-1925 yılları arasında artış gösteren
"iş" köpeklerine olan ilginin artmasına ve gelişmesine neden
olmuştur. Schutzhund hareketinin gelişmesinde önemli olan bir diğer
etken de, PHV, RVPH ve bir başka Güney Almanya İş Köpekleri
organizasyonunun, yarışma ve sınav kurallarını belli standartlara
bağlamaları olmuştur. Her organizasyon bir diğerinin hakem ve
yarışma derecelerini kabul etmiş ve tanımıştır. Daha sonra bu
kuruluşlar İş köpekleri idari bünyesi (PVZ) ile anlaşmaya vararak
yarışma prosedürleri hususunda da standartlar belirlemeye
başlamışlardı.
1933 yılında, Nazi kontrolündeki Alman hükümeti tüm köpek
organizasyonlarının durdurularak tek bir isim altında toplanması
emrini yayınladı. II.Dünya savaşı sonuna kadar devam eden ve tüm
köpek eğitim ve ırk kulüplerini de içine alan bu durum, aslında
Alman hükümetinin, Alman iş köpekleri eğitimini, 1936 Berlin
Olimpiyatları sırasında bir gösteri amacıyla kullanmak için kontrol
altına alma çabası olarak da düşünülür.
Savaşın sonunda, köpeklerle ilgili yapılmış organizasyonların tümü
kendilerini bir karmaşa içerisinde buldular. PHV ve RVPH'nin eski
üyeleri bölgesel kulüp aktivitelerine başladılar, ancak ulusal
boyutta hiçbir çalışma yapılamıyordu. Almanya daki işgal
kuvvetlerinin de ulusal bir yapılanmaya sıcak bakmaması işleri iyice
zora sokuyordu. Birçok başarısız teşebbüsten sonra PHV ve RVPH bir
araya gelerek 1947 yılında DVG'yi kurdular.
Günümüzde DVG 30.000 üyesi olan ve yılda 16.000'den fazla kişinin
1900 schutzhund yarışmasında boy gösterdiği büyük bir kuruluş haline
gelmiştir. Eğitim üzerine yoğunlaşmış, DVG'de dahil toplam 7
organizasyonun katılımıyla da German Working Dog Association DHV (Deutscher
Hundesportverband) kurulmuş ve toplam üye sayısı 83.000'dir. DHV'nin
bir üst kuruluşu da Working Dog Counsil (AZG) Arbeitsgemeinshaft der
Rassehundezücht- vereine und Gebrauchschuneverbande'dir.
Almanya'da köpek ırkları, çalışan köpekler ve köpekle ilgili tüm
kuruluşların çalışma şeması aşağıdaki şekildedir.
FCI Federation Cynologique Internationale
AKC (American Kennel Club) ve KC (Kennel Club) (İngiltere) hariç
dünyadaki tüm köpek organizasyonlarının şemsiye organizasyonu.
VDH German Kennel Club (Verband für das Deutsche Hundewesen)
AZG Working Dog Counsil (Arbeitsgemeinshaft der Rassehundezücht-
vereine und Gebrauchschuneverbande)
DHV German Working Dog Association (Deutscher Hundesportverband)
Farklı bölgelerdeki toplam 7 eğitim organizasyonunun şemsiye
kuruluşu
BLV, BHV, DSV, DVG, HSVRM, SWHV, SGSV.
DVG (Deutscher Verband der Gebrauchshundsportvereine) ayrıca
A.B.D. ve Kanada'nın da bağlı olduğu toplam 14 ülke beraberinde.
Yerel kulüpler
1920'li yıllardan itibaren standartlaştırılan yarışma ve
sınav prosedürleri günümüz modern Schutzhund kurallarının temelini
oluşturur. Zaman içerisinde schutzhund kurallarından çıkarılan ve
kullanılmayan uygulamaların birçoğu ise, günümüzde Hollanda, Belçika
ve Fransa'da yaygın olarak yapılmakta olan çeşitli Ring Sporları
uygulamalarında halen kullanılmaktadır. Günümüzde, hemen hemen
dünyanın her bölgesinde, kurallarında veya düzenlemelerinde küçük
farklılıklar bulunsa da, çok sayıda Schutzhund yarışması
yapılmaktadır. Her ne kadar insanlar çok eski tarihlerden bugüne
gelen süreçte, köpekli yarışmalar ve aktiviteler düzenlemiş
olsalarda, Schutzhund günümüz modern Cynological Sports (Köpekli
Sporlar) branşlarının en eskisidir. Schutzhund formatında
kullanılan birçok ekipman ve metod, sonraki yıllarda ortaya çıkan ve
popülarite kazanan Agility, Retrieving, Canine-Cross gibi
sporların temellerine ışık tutmuştur.
|